20 LİRAYLA GELEN BAŞARI

Alkoy Mutfak Eşyaları Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Şahin 1956 yılında Trabzon Maçka Coşandere Köyü’nde doğdu. 14 yaşında Trabzon’dan ayrıldı ve uzun bir yolculuğa çıktı. Cebinde otobüs parası dahi yoktu

20 LİRAYLA GELEN BAŞARI

 . Yaylada odun yaptı, 20 liraya sattı ve Ankara yollarına düştü. O küçük yaşına rağmen hiç bilmediği, tanımadığı yeni bir hayata yolculuk yapmıştı oysa. Ailesinin bile nereye gittiğinden haberi yoktu. Bir süre geçtikten sonra ailesine bir mektup yazarak Ankara’da olduğunu ve işe girdiğini yazdı. İşe 30 liralık haftalık ile başladı ve gecesini gündüzüne katarak aynı iş yerinde senelerce çalıştı. İş yerindeki patronları da onu çok sevmişti. “Bir gün bende iş yeri açacağım” diyerek özveriyle çalıştı. Ta ki kendi iş yerini kurana kadar iş yerinden ayrılmadı.  Bu arada spora başladı ve gündüz iş gece spor derken günler su gibi akıp gidiyordu. 1972 yılında bir arkadaşıyla Ankara’da Taekwondo spor salonu açtı. Bu salon Türkiye’nin de ilklerindendi. Hem salondan hem de işten kazandığı paraları biriktirip 1974 yılında kendi işini kurdu. 

 

Mustafa Şahin Kimdir? Kısaca bahseder misiniz?

1956 yılında Trabzon Maçka Coşandere Köyü’nde dünyaya geldim. İlkokulu Coşandere Köyü’nde bitirdim. 1969 yılında Ankara’ya giderek şu anki yaptığım işe başladım. 1969 yılından 1974 yılına kadar bir fiil Kayalar firmasında çalıştım. Mesleği öğrendim. Tabi bu arada gündüz işte gece spora devam ettik. 1972 yılında bir arkadaşımda Ankara’da ilk Taekwondo salonunu açtık. Hem çalıştık hem spor yaptık ve kazandığım parayla Ankara’da kendi işimi kurarak iş hayatına atıldım. 1974 yılından bu yana imalat yapıyoruz. Tabi bu imalatımızı gün geçtikçe geliştirdik. İlk Ankara’da başladığımızda yapılmayan işleri yapmaya çalıştık. Örneğin alüminyum çaydanlık, güğüm, kazan bu tür şeyler Ankara’da yapılmıyordu. Ankara da değil İç Anadolu bölgesinde yapılmıyordu. Biz ayrıldıktan sonra eski çalıştığım yerin yapmadığı mamulleri de yapmaya başladık. İlk beş altı ay sıkıntı çektik. Tabi yaşımızın genç oluşundan ötürü. 18 yaşındayız o tarihte mal üretip piyasaya çıktığımız zaman, piyasadaki esnaf bize biraz şüpheli baktı. 18 yaşında bunlar imalathane açmış, gerçek mi değil mi diye. Tanımayan insanlar tanıdıktan sonra ürettiğimiz malları yetiştiremez olduk. 1976 yılında askere gittim oldum. 1977’de askerden geldikten sonra 1980 yılına kadar kardeşimle beraber Ankara’da devam ettik. 1980 yılında ben İstanbul’a geldim, kardeşim Ankara’da kaldı. Sıfırdan yeniden başladım burada. Hamdolsun işte bugüne kadar geldik. Alkoy Mutfak Eşyaları olarak bugün piyasada belli başlı bir yerimiz var meslekte, ihracatımız var. Yurtdışına ihracat yapıyoruz. 150 kişinin üzerinde çalışanımız var.

 

Sivil toplum kuruluşlarındaki faaliyetlerinizden bahseder misiniz?

2002 yılında biz Haraççı da, Haraççı iş adamları derneğini kurduk. Aydın Acar arkadaşımla birlikte. Arnavutköy ilçe olunca beldeler Arnavutköy’e bağlandı. Bizde Haraççı İşadamları Derneği’ni feshettik ve Arnavutköy İşadamları Derneğini kuruldu. Orada da yönetimde görev aldım. Belli bir süre sonra Kenan Şahinler rahatsızlığından dolayı dernek başkanlığını bırakacağını söyledi. Bana başkanlığı kabul edermisin dedi arkadaşlarımız, seve seve kabul ettik. Çünkü Arnavutköy’deki iş adamlarına, Arnavutköy’ün halkına bizimde katkımız olsun diye üstlendik. Katkı sağlamak için çalışıyoruz. Bunun yanında kooperatiflerde yöneticilik yaptım, yapmaya da devam ediyorum. Arnavutköy Trabzonlular Dernek başkanlığını yaptım. Şuan Arnavutköy Karadenizliler dernek başkanlığını yapıyorum. Aynı zamanda Trabzon Dernekler Federasyonu’nda yönetimdeyim.

 

İşadamı olarak Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’nin içindeki duruma baktığımız zaman tabi ümitlerimizi kaybetmiyoruz. Ümitliyiz daha iyisi olacak diye bekliyoruz. Ama geçmişteki günlerimizi arıyoruz, bir iş adamı olarak. Çünkü geçmişteki ticaretimiz şuan yok. Geçmişteki kârlar yok. Şuanda ancak yaptığımız işle personelin maaşını ödüyorsak seviniyoruz. Para kazanma devri geçti. 2000 yılı öncesi ufak bir arsa yada bir daire alabiliyorduk. Arabamızı değiştirebiliyorduk ama 2000 yılından bu yana elimizdekileri satarak ayakta durmaya çalışıyoruz. Yine de ümidimizi yitirmiyoruz. İnşallah düzelecek bu ümitle devam ediyoruz.

 

Arnavutköy’ün geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Arnavutköy’de 1994 yılında mevcut fabrikamızın arsasını aldık. 1996 yılında inşaatımızı bitirdik. Ardından üretime başladık. Tabi bu tarihlerde buraya gelip giderken yollar perişandı. Çukurun birinden kaçıyorduk diğerine düşüyorduk arabanın lastiği yarılıyordu. O günlere göre şuan çok iyiyiz. Yollarımız düzeldi ulaşım rahatladı. O zaman yeni geldiğimizde normal telefonumuz yoktu. İki yıl araç telefonuyla fabrikamızda iletişimi sağladık. Bu vesile ile o günlere baktığımızda çok iyi durumdayız. Bugün yapı itibariyle Arnavutköy’ün ilçe oluşundan ötürü iyi de bir konumu var. 3. Havaalanının yapılması, 3. Köprünün bağlantı yollarının buradan geçmesi Kanal İstanbul projesinin buradan geçeceği söylenmesi Arnavutköy’ün ileriye doğru daha iyi olacağını gösteriyor.

 

Avcılık merakınızı biliyoruz. Avcılıkla ilgili neler söyleyeceksiniz?

Boş zamanlarımızda kahve hayatımız kahve kültürümüz olmadığı için. Kahveye de hiç gitmedim sigara da kullanmadım. Onun için hafta sonlarını doğa da değerlendiriyorum. Hafta sonları ava gidiyorum. Avcı gurubu arkadaşlarımız var. 1983 yılından bu yana devam ediyor bu gurubumuz. Ava giderken illa bir canlıyı öldürmek için gitmiyoruz. Doğada gezip temiz hava, oksijen almak stres atmak için avcılık merakı bu şekilde bizde devam ediyor. Bazıları belki illa bir canlıyı vuralım diye gidiyorlar ama bizim öyle bir gayemiz yok. Biz arkadaşlarla gidip sohbet ediyoruz. Dağda yürüyoruz, dolaşıyoruz. Bazen karda bazen yağmurda buda bizi dinlendiriyor. Hafta boyu yorgunluğumuzu bu şekilde atmış oluyoruz.

 

Son olarak bir şey eklemek ister misiniz?

Memleketimizin değerini bilmemiz lazım. Bunu bütün canı gönülden, bütün vatandaşlardan talep ediyorum. Çünkü yurtdışına çıkmayanlar memleketimizin değerini bilmiyor. Yurtdışına gidip gelen insanlar memleketimizin ne kadar güzel memleket olduğunu, ne kadar değerli olduğunu o zaman anlıyorlar. Birlik ve beraberliğimizi korumak için bir arada devletimize, bayrağımıza, saygılı olmamız lazım.

 

 

Alüminyum Disk, Alüminyum Mutfak Eşyası, Emaye – Seramik, Teflon, Granit ve Çelik, Mutfak Eşyaları

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 23 Mart 2016, 20:09

Gazeteci Serkan

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER